Bakan Kurum: Binalarda enerji tüketimini yüzde 25 azaltacağız
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara'da düzenlenen 'Diplomatik Misyonlar için Bilgilendirme Toplantısı'na katıldı. Kurum, "Binalarda enerji tüketimini yüzde 25 azaltacağız." dedi.
ANKARA - BHA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara’da düzenlenen “Diplomatik Misyonlar için Bilgilendirme Toplantısı”nda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar ve Antalya’da düzenlenecek iklim toplantılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Nepal’de yaşanan sel felaketinin herkesi derinden sarstığını ifade eden Kurum, iklim krizinin sınır tanımadığını vurguladı. Kurum, “Doğanın dengesi bozulduğunda, haritalara gururla çizdiğimiz o sınırların hiçbir anlamı kalmıyor. Sel suları vize sormuyor. Kasırgalar kontrolümüzden geçmiyor. İklimin öfkesi hiçbir diplomatik kuralı tanımıyor” dedi.
İklim krizinin sınırları aşan bir mücadele gerektirdiğini belirten Kurum, “Şayet bir kriz sınırları aşıyorsa, biz de sınırları aşan bir irade göstermeye mecburuz. Tam da bu nedenle diyorum ki iklim adaleti, bu zorlu yolculukta bizim yegane pusulamız olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Afrika ülkeleri ve küçük ada devletlerinin iklim krizinin sonuçlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında bulunduğuna dikkati çeken Kurum, “Bu küresel fırtınada hiçbir sorumluluğu, hiçbir suçu olmayan Afrika ülkelerinin, küçük ada devletlerinin en ağır bedeli ödemesine asla göz yumamayız, yummayacağız. COP31 masasında, sessiz yığınların ve kırılgan coğrafyaların en gür sesi olacağız” diye konuştu.
Kurum, Ankara’daki toplantının sıradan bir hazırlık toplantısı olmadığını belirterek, “Biz buraya gelecek nesillere, henüz doğmamış torunlarımıza bırakacağımız dünyanın geleceğine dokunmak için geldik” dedi.

“Aynı gemideyiz ve rotamız birdir”
Antalya’da gerçekleştirilecek iklim toplantılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurum, gelecek sürecini “diyalog, uzlaşı ve aksiyon” olmak üzere üç temel sütun üzerine inşa ettiklerini söyledi.
“Önce birbirimizi gerçekten, yargılamadan dinleyeceğiz. Kapalı kapılar ardında diplomatik manevralar yapmayı bir kenara bırakıp, masada açık yüreklilikle konuşacağız. Sonra ortak zeminimizi büyüteceğiz” diyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Unutmayacağız ki farklılıklarımız bizim zayıflığımız olamaz; farklılıklarımız bizim en büyük zenginliğimizdir. Aynı gemideyiz ve rotamız birdir. En sonunda da o kağıt üzerindeki süslü cümleleri eyleme, icraata; yani sokağa, fabrikaya, tarlaya, gerçek hayata indireceğiz.”
Artık yalnızca hedef belirlemenin yeterli olmadığını ifade eden Kurum, “Dünyanın masa başında sürekli yeni hedefler belirlemeye ihtiyacı yok. Dünyanın yegane ihtiyacı, o hedefleri tarlada, sanayide ve şehirlerde eyleme dönüştürecek sarsılmaz bir iradedir” dedi.
Kurum, Antalya’daki sürecin “Uygulama COP’u” olarak tarihe geçmesini istediklerini belirterek, Paris Anlaşması’na da atıfta bulundu.
“Paris Anlaşması'nın imzalandığı günü, kıymetli bakanın, elindeki o tahta tokmakla masaya vurarak mutabakatı ilan ettiği anı çoğunuz hatırlarsınız” diyen Kurum, “O tokmak sesi, aslında yeni hedefler koymanın ötesinde, masadaki diplomasi çağını bitirip, sahadaki eylem çağını başlatan tarihi bir uyanış ziliydi” ifadelerini kullandı.
Kurum, Paris Anlaşması kapsamında ortaya konulan hedeflerin Antalya’da somut çalışmalara dönüştürülmesinin önemini vurgulayarak, “O gün kağıda dökülen imzaları, Antalya'da gözle görülür somut devrimlere dönüştürmek, insanlığa verdiğimiz umudu hayata geçirmek, boynumuzun borcudur” diye konuştu.
“İklim krizini tek bir ülkenin aklıyla durdurmak imkansız”
İklim krizinin tek başına ülkelerin çabasıyla çözülemeyeceğini belirten Kurum, Anadolu’nun imece kültürünü örnek gösterdi.
“İklim krizi gibi devasa bir fırtınayı tek bir ülkenin aklıyla durdurmak imkansızdır. Başarıya ulaşmanın tek yolu bizim geleneksel ‘imece’ kültürümüzdür” diyen Kurum, ülkelerin teknoloji, finansman ve bilgiyi paylaşması gerektiğini söyledi.
Kurum, Yunus Emre’nin “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz” sözünü hatırlatarak, “Elimizdeki teknolojiyi, finansmanı ve bilgiyi paylaşırsak bu büyük krizden güçlenerek çıkarız. Duvarlar örüp kendi sınırlarımız içine çekilirsek, o büyük iklim fırtınası hepimizi yutar” dedi.
“Bizler Antalya’da, dünyanın en büyük imecesini kuracağız, küresel imeceyi tarihin altın sayfalarına yazacağız” ifadelerini kullandı.
2035 hedeflerini açıkladı
Türkiye ile Avustralya’nın iklim değişikliğiyle mücadelede birlikte çalıştığını belirten Kurum, 2035 yılına kadar altı büyük küresel atılımın hayata geçirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Kurum, “Elektrifikasyonun küresel payını yüzde 35’e çıkaracağız. Dünyayı koca bir çöplüğe dönüşmekten kurtarıp, küresel atık artışını yarı yarıya düşüreceğiz. Binalardaki enerji tüketimini yüzde 25 azaltacağız” dedi.
Sanayide döngüsel malzeme kullanımının yüzde 15 seviyesine çıkarılacağını belirten Kurum, iklim okuryazarlığının yaygınlaştırılacağını ve “İklim Uygulama Köprüsü”nün kurulacağını söyledi.
Özel sektöre de çağrıda bulunan Kurum, “Trilyonlarca dolarlık gücü elinde tutan bankalar, yatırımcılar ve dev şirketler artık ellerini taşın altına koymak zorundadır. Bu tarihi kriz sadece devletlerin kısıtlı bütçeleriyle aşılamaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin sürece 2053 Net Sıfır vizyonu ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla katkı sunduğunu belirten Kurum, “Biz masaya lafla, sözle, vaatle gelmiyoruz; eylemle ve cesaretle oturuyoruz” diye konuştu.
“Antalya çözümün adresi olsun”
İklim mücadelesinde başarının ölçütünün sahadaki dönüşüm olduğunu vurgulayan Kurum, “Başarı, sonuç bildirgelerine yazılan kelime kalabalığı olamaz. Başarı, kameralar önünde açıkladığımız içi boş inisiyatifler olamaz. Başarının yegane ölçütü, sahada yarattığımız gerçek dönüşümdür” dedi.
Kurum, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde finansmanın doğru hedeflerle buluşturulacağını, Fethiye Körfezi’nde deniz temizliği ve dip çamuru temizliği çalışmalarının başlatılacağını söyledi. Trabzon, Bakü, New York, Londra ve Fiji’de de hazırlıkların sürdüğünü belirtti.
Fiji’deki Pre-COP zirvesinde Pasifik ülkelerinin sesinin duyurulacağını ifade eden Kurum, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek zirvenin önemli bir aşama olacağını kaydetti.
Antalya’nın tarih boyunca farklı medeniyetleri ve ticaret yollarını buluşturan bir merkez olduğunu belirten Kurum, “Bugün de insanlığın ortak geleceği için en güvenli çözüm limanı olacaktır” dedi.
Kurum, Antalya’daki zirvede gençlerin, şehirlerin, iş dünyasının, çiftçilerin ve bilim insanlarının aynı masada buluşturulacağını belirterek, büyükelçilere de çağrıda bulundu.
“Ülkelerinizin umutlarını da korkularını da o masaya getirmenizi istiyorum. Antalya, sorunları tekrar tekrar konuşmanın yeri olmasın, çözümün adresi olsun” diyen Kurum, zirveden güçlü bir eylem planı çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Kaynak: BHA
Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Bakan Gürlek duyurdu: 135 Alo Adalet Hattı pilot uygulamayla başladı

İçişleri Bakanı Çiftçi: Denetimin amacı ceza yazmak değil, can kurtarmak

Cummhurbaşkanı Erdoğan: Huzur ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz

ATSB’DEN TURİZM SEKTÖRÜNE ÖNEMLİ ZİYARET!

Bakanı Gürlek duyurdu: 135 Alo Adalet Hattı pilot uygulamayla başladı
