6 Mart 2026, Cuma
18:10

Çayeli Bakır’da ön yargıları kıran kadın operatörler

Çayeli Bakır’da ön yargıları kıran kadın operatörler

Maden sektörü uzun yıllar boyunca ağır koşulları nedeniyle “erkek işi” olarak tanımlandı. Ancak bu algı hızla değişiyor. Rize’de faaliyet gösteren Çayeli Bakır, sahadaki kadın çalışanlarıyla bu dönüşümün güçlü örneklerinden birini ortaya koyuyor.

RİZE - BHA 

Bu değişimin temelinde, 2010 yılından bu yana Çayeli İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen Temel Madencilik Eğitimi Programı yer alıyor. Madenli Beldesi’nde istihdama katılmak isteyen gençlere ve kadınlara önemli bir kapı aralayan bu programdan mezun olan iki isim: Sosyal hizmetler mezunu Berrin Köse ve yedi yıl hemşirelik yaptıktan sonra madenciliğe adım atan Gülizar Yazıcı. Sekiz aylık yoğun eğitimin ardından ikisi de Çayeli Bakır’da tesis operatörü olarak göreve başladı.

“Üretimin nasıl gerçekleştiğini görmek istedim”

Madenciliğe duyduğu merakla yola çıkan Berrin Köse, bugün cevher hazırlama operatörü olarak çalışıyor. “Herkesin erkek işi dediği madencilikte üretimin nasıl gerçekleştiğini, cevherin konsantre haline nasıl geldiğini görmek istedim.” diyen Köse, ilk günlerdeki tedirginliğini de bu öğrenme isteğiyle aştığını söylüyor. Bugün ise Çayeli Bakır’da üretimin emniyetli ve kesintisiz bir şekilde ilerlemesine katkı sağlayan bir operatör olarak görev yapıyor.

“Zor sandığım her şeyi yapabildiğimi görmek öz güvenimi artırdı”

Gülizar Yazıcı ise İstanbul’da yedi yıl hemşirelik yaptıktan sonra memleketine dönerek aldığı Temel Madencilik Eğitimi ile hayatında yeni bir sayfa açtı. Tesis bölümünün ilk kadın operatörlerinden biri olma hedefiyle başladığı bu yolculuk, bugün birçok kadına ilham veriyor. “Başta karmaşık gelen saha artık benim işim. Zor sandığım her şeyi yapabildiğimi görmek öz güvenimi artırdı.” sözleriyle yaşadığı dönüşümü anlatıyor.

Her iki kadın da mesleklerinin başında benzer tepkilerle karşılaştı. “Kadın maden işçisi olamaz.”, “Bu iş sana göre değil.” gibi sözler, en sık duydukları ön yargılar oldu. Ancak gösterdikleri performans, bu düşünceleri kısa sürede değiştirdi.

Berrin Köse, bantta yaşanan bir tonaj kaybını fark edip tesisi durdurarak sorunu çözmesini, “Bu işi gerçekten yapabildiğimi hissettiğim an.” olarak tanımlıyor. Gülizar Yazıcı ise besleme sistemine müdahale, silo temizliği ve astarlama gibi zorlu görevleri başarıyla tamamladığında aynı gururu yaşadığını söylüyor.

Ön yargıların yerini takdir aldı

Bugün çevrelerinden gelen tepkiler de değişmiş durumda. Şaşkınlık ve ön yargının yerini takdir almış. En büyük motivasyon kaynakları ise ailelerinin ve ekip arkadaşlarının desteği.
Çayeli Bakır’da kadın çalışanlar yalnızca üretime değil, kurum kültürüne de değer katıyor. İş güvenliğini merkeze alan, bilgi paylaşımını teşvik eden bu ortamda kendilerini eşit ve güçlü hissediyorlar. “Bu işi yapabilmek için cinsiyetten çok bilgi, dikkat ve sorumluluk gerekir” diyen Berrin Köse, sahada kimin olduğundan çok işin nasıl yapıldığının önemli olduğunu vurguluyor. Gülizar Yazıcı ise kadınlara öncülük etmenin kendisi için ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtiyor.

Her ikisi de Çayeli Bakır’daki çalışma ortamını destekleyici, emniyetli ve gelişime açık olarak tanımlıyor. Burada ünvanın değil, ortaya konan emeğin değer gördüğünü söylüyorlar. “Bazen büyük sorumluluklar alıyoruz, bazen de tatlıyla mola veriyoruz; ama işin ciddiyetinden hiç ödün vermiyoruz.” sözleri ise sahadaki bu güçlü dengeyi en iyi şekilde özetliyor.

Benzer Haberler